Singapur – Malezya – Tayland Gezisi

Uzun bir süresir gitme planı yaptığımız Singapur-Malezya-Tayland gezisini nihayet gerçekleştirme fırsatı bulduk. 2 hafta boyunca toplam 3 ülkede 6 şehir gezdik. Kimisinde kültür turizmi yaparken kimisinde tatil turizmi yaptık ve ziyaret ettiğimiz her yerden büyük bir memnuniyetle ayrıldık. Aşağıda ülke olarak 3 parça halinde gezi detaylarına ulaşabilirsiniz.

Singapur Malezya Tayland
Bayrak      
Yönetim Şekli Cumhuriyet Federal Parlementer Monarşi Parlementer Monarşi
Resmi Dil İngilizce, Malayca, Çince, Tamilce Malayca Tayca
Yüzölçüm 710 km2 329,847 km2 513,120 km2
Nüfus (2014) 4.987.600 29.784.600 67.367.962
Kişi Başına Gelir $ 56.226 $ 16.942 $ 8.239
Para Birimi Singapur Doları (SGD) Malezya Ringiti (MRY) Tayland Bahtı (TBH)
Zaman Dilimi UTC+8 UTC+8 UTC+7
Trafik Akışı Sol Sol Sol
Telefon Kodu +65 +60 +66
Internet .sg .my .th
Reklamlar

Singapur

18 Kasım’ı 19 Kasım’a bağlayan gece saat 02:00 uçuşu için Atatürk Havalimanı’nda gerekli işlemleri yaptırarak 11,5 saat sürecek Singapur yolculuğuna başladık. Yolculuk öncesi plan yaptığımız dönemlerde Singapur ve gideceğimiz yerlerde hava durumunun sürekli olarak yağışlı göstermesi bizde hep tedirginliğe yol açmıştı. Malum tropikal iklim bölgesine gidiyorduk. Acaba tatilimiz yağmur yüzünden kötü mü geçecekti?

static_map-php

Singapur Changi Havaalanı’na vardığımızda yerel saatler 18:30’u gösteriyordu. Yolculuk ile birlikte (aradaki 5 saatlik zaman farkı var) bir günümüz gitmiş oldu. Singapur’da hava henüz kararmak üzere ancak yağmurdan eser yoktu. Havaalanından çıkış yaptığımız noktada aşırı derecede bunaltıcı bir hava ile karşılaştık. Öyle ki yüksek sıcaklık (termometreler 27C gösteriyordu) ile birlikte nemin de etkisiyle nefes almak oldukça zordu. O an bizi zorlayacak şeyin yağmur değil sıcaklık olduğunu anladım.
Singapur, 621 m2 yüzölçümü ile oldukça küçük (İstanbul’un dokuzda biri) ama nüfus yoğunluğu bakımından (İstanbul’un iki katı) ise oldukça kalabalık bir şehir devleti. Buna rağmen her anlamda gelişmiş, sistemleri tıkır tıkır işleyen, düzenli ve temiz bir ülke. Tüm bunları havalanından itibaren Singapur’da kaldığımız süre boyunca açık bir şekilde deneyimledik.

singapur-turist-haritasi

Changi Havaalanı’ndan şehir merkezine gitmek için en ideal yok metro kullanmak. MRT (Mass Rapid Transit) adı verilen gelişmiş metro ağı ile istediğiniz yere rahatlıkla gitmeniz mümkün. Metro kullanımı öncesinde istasyonda bulunan otomatlardan gideceğiniz yeri seçerek bilet almanız mümkün. Fiyatlandırma gideceğiniz yere göre yapılıyor ve hem girişte hem çıkışta biletinizi turnikelerde okutmanız gerekiyor. Hemen bir hatırlatma yapayım: ilk bilet alımında size verilen karta tekrar yükleme yaparak toplamda 5 kez kullanmanız mümkün. Böylece 3. ve 5. kullanımda 30 cent indirimden faydalanabiliyorsunuz. Kart taşımakla uğraşmam derseniz her seferinde otomattan yeni kart almanız da mümkün. Size kalmış.

singapore-mrtChangi Havaalanı’ndan yeşil renkli East-West Line hattına binerek Bugis durağında inip mavi renkli Downtown Line hattına geçiş yaptık (aktarmalar ücretsiz) ve otelimizin bulunduğu son durak olan Chinatown’a geldik. Singapur pek çok alanda olduğu gibi konaklama açısından da oldukça pahalı bir ülke. Hem şehir merkezinde her noktaya yakın konumda bulunduğu hem de fiyat açısından daha hesaplı olan otelleri barındırdığı için otelimizi Chinatown’da seçtik. Booking.com üzerinden bulduğumuz The Inn at Temple Street oteli için iki gece oda fiyatı (kahvaltı yok) olarak 183 SD ödedik. Otel genel olarak bizi tatmin etsede odadaki rutubet kokusundan biraz rahatsız olduk.

Marina Bay Marina Bay Merlion

Otele yerleştikten sonra hemen kendimizi dışarı atarak şehri keşfetmeye koyulduk. Güney yönünde yürüyerek Marina Bay bölgesine ulaştık. Marina Bay, denizin doldurularak yapılan mimari, sosyal ve kültürel alanlarındaki yaratıcı projeler sonrası Singapur’un en önemli bölgesi haline gelmiştir. Günün her saati kalabalık olan bölge aynı zamanda en fazla turist çeken bölgedir. Biz deniz tarafında kalan Marina Bay Sand isimli lüks otelin olduğu noktadan bölgeye geldik. Marina Bay Sand özellikle 57. katında bulunan ve sadece otel müşterilerinin girebildiği açık havuzu ile ünlüdür. Otelin deniz tarafında kalan bölgesinde 101 hektar büyüklüğündeki doğa parkı olan Gardens By The Bay bulunuyor. Biz körfez tarafından otelin önünden ilerleyerek değişik mimarisi ile dikkat çeken Sanat Bilim Müzesine ulaştık. Biraz daha ilerlediğimizde körfezin deniz ile birleştiği noktaya vardık. Köprü üzerinden karşya geçtiğimizde 165 m yüksekliği ile devasa büyüklükteki dönme dolap olan Singapur Flyer sağımızda kaldı. Singapur’un en iyi manzarasına sahip bu dönme dolap ile 30 dk’lık bir tur atmak için 33 SD ödemek gerekiyor. Biz yönümüzü körfez tarafında sola çevirerek deniz üzerine yapılmış dünyanın en büyük spor ve konser sahası Floating Stadium önünden ilerledik. Yolun sonunda şekil olarak durian meyvesine benzeyen 16000 kişi kapasiteli Esplanade Tiyatrosu bulunuyor. Buradan sola dönerek merkezi kabul edilen Merlion Meydanı’na geldik. Bu meydanın en önemli özelliği kafası aslan, gövdesi balık şeklinde olan Merlion Heykeli’nin bulunmasıdır ki heykel aynı zamanda Singapur’un simgesidir. Aslanın ağzından körfeze su fışkırmaktadır ve çevresi her daim fotoğraf çektirmek isteyenlerle doludur.

Clarke Quay

Yönümüzü Singapur’un iç kesimlerine doğru çevirerek Singapur Nehri boyunca ilerlemeye başladık. Bir süre sonra oldukça hareketli bir nokta olan Qlarke Quay’e geldik. Burası özellikle akşamları gençlerle dolup taşan çeşitli cafe ve barların bulunduğu bir yer. Bir süre burada vakit geçirip artık yorulduğumuzu anlayarak otelimize geri döndük.

Sri Mariamman Buddha Tooth RelicSelfie Coffee

Ertesi gün kahvaltı sonrası ilk işimiz otelimizin bulunduğu Chinatown bölgesini gezmek oldu. Bölge sokakları her daim kalabalık, ilginç eşyaların satıldığı dükkanlarla dolu. Alışveriş için de şehrin diğer bölgelerine göre daha uygun olduğunu söyleyebilirim. Bölgede ziyaret edebileceğiniz iki güzel budist tapınağı bulunuyor. Bunlardan ilki hintlilere ait Sri Mariamman Tapınağı ve diğeri de çinlilere ait Buddha Tooth Relic Tapınağı. Her iki tapınağa da giriş ücretsiz ancak hint tapınağında fotoğraf çekimine izin verilmezken, çin tapınağında ise fotoğraf çekimi için bağış adı altında ücret talep ediliyor. Her iki tapınağa girişte de ayakkabılarınızı çıkarmanız gerekiyor. Biz ilk olarak renkli hint tapınağını, ardından çin tapınağını gezerek gezimiz boyunca göreceğimiz tapınaklar dünyasına ilk adımı atmış olduk.
Chinatown bölgesini gezdikten sonra Singapur’un bir diğer etnik bölgesi olan Kampong Glam için metroya binerek Bugis durağında indik. Kampong Glam, Arap ve Müslüman toplumların izlerinin hakim olduğu bir bölge. Daracık sokakları değişik cafe ve şirin dükkanlarla dolu olup gezilmeye değer. Özellikle Haji Lane sokağı en güzel olanlarından başında geliyor. Biz de buradaki kafelerden birinde oturup yöreye özgü bol şekerli bir kahve olan kopi denedik. Kahve molasının ardından bölgenin kalbinde yer alan ve 1824 yılında Singapur’un ilk sultanı Hussein Şah tarafından yaptırılan Sultan Camii’ni ve hemen karşısında uzayan renkli Arab sokağını gezdik.

Kampong Glam Haji Lane Sultan Mosque

Kampong Glam sonrası rotamız yakın mesafede bulunan Little India oldu. Burası da hintli insanların yaşadığı oldukça renkli bir bölge. Bölgeye vardığımızda havadaki ağır köri kokusu hemen dikkati çekiyor. Sağlı sollu restoranlarda elle yemek yiyen hintlileri görüyorsunuz. Tabi binalar ve insan kıyafetleri de rengarenk olunca çok farklı bir dünyaya adım attığınızı hissediyorsunuz. Hangi tarafa bakacağımızı bilemeden ana cadde üzerinde ilerleyip 7’den 77’ye herşeyin bulunduğu Mustafa Center adlı alışveriş merkezine geldik. Girişte yanınızdaki çanta ve poşetlere, içeride alışveriş yaptığınız anda alışveriş poşetine plastik bir kilit vurulduğunu görünce şaşırdık. Sanırım güvenlik amaçlı bir uygulama. Daha önce internette fiyatların uygun olduğunu okumuştum ancak fiyatlar beklentimizin üzerinde çıkınca ufak bir turun ardından birşey almadan çıktık. Bu kez ara sokakları da gezerek başladığımız noktaya döndük. Bu kısa sürelik gezinti ile Hindistan’a gitmiş kadar olduk. Zaten adı üstünde: Küçük Hindistan

Little India Little India Little India
Sıradaki durağımız Singapur’un en ünlü caddesi olan Orchard Road. Yürüyerek gittiğimiz bu cadde sağlı sollu birbirinden lüks alışveriş mağazalarıyla dolu. Fiyatların yüksek olmasına karşın mağazaların dolup taştığını, insanların çılgınlar gibi alışveriş yaptığını görmek oldukça şaşırtıcıydı. Yaklaşan Noel dolayısıyla her köşesinde ayrı bir süleme ile karşılaştığımız cadde özellikle akşama doğru ışıklanmasıyla daha da büyüleyici bir hal aldı. Akşam yemeğimizi burada yiyerek günün son etkinliği için yola koyulduk: Nilght Safari

Orchid Orchid Night Safari

Singapur’da mutlaka yapılması gerekenler listesinin başında yer alan aktivitelerden biri de şüphesiz Night Safari. Akşam 19:30’dan sonra kapılarını açan Night Safari, hayvanat bahçesinden farklı olarak hayvanların kafes içinde değil açık alanda bulunduğu (merak etmeyin tamamen güvendesiniz), onları en doğal hali ile yakından görebileceğiniz bir park. Her 10 dakikada bir kalkan trene binerek (hızlı bir tren düşünmeyin) parkın içini gezebiliyor, yanından geçtiğiniz hayvanlar ile ilgili bilgileri dinleyebiliyorsunuz. İsterseniz belirli noktalardaki duraklarda inip keşfe yayan olarak devam edebiliyorsunuz. Bazı noktaları sadece tren ile gezebilirken bazı noktalara ise sadece yürüyerek gidebiliyorsunuz.

ns_map_new_30sep09

Bunun dışında parkta katılabileceğiniz Creatures of the Night isimli bir şov var ki oldukça populer. Belirli saatlerde tekrarlanan şova ilgi büyük oluyor bu nedenle de uzun kuyruklar oluşuyor. Şovun sergilendiği anfi dolduğunda kuyrukta kalanların bir sonraki seansı beklemeleri gerekiyor. Biz şansımıza parka geldikten sonraki ilk seansta yer bulduk. Şov, stand-up tadında görevlilerin hayvanlar ile birlikte gösteri yapıp, onlar hakkında bolca bilgi verdiği, yer yer sosyal mesajların iletildiği 20 dk süren bir etkinlik şeklinde. Abartıldığı kadar etkileyici bulmasak da hoşça vakit geçirdik diyebilirim. Aşağıda tanıtım videosunu izleyebilirsiniz.

Night Safari aktivitesine katılmak için uzun bir yolculuğu göze almak gerekiyor. Biz Orchard Road üzerinde kırmızı renkli metro durağına binerek Ang Mo Kio durağında indik. Metro durağının hemen yanında bulunan otobüs durağında kısa bir süre bekledikten sonra 138 nolu otobüse binerek yaklaşık yarım saatlik bir yolculuğun ardından parka vardık. Şehir merkezinden doğrudan parka gelip giden özel servislerler de varmış. Dönüşte ise bu özel servislere binerek (kişi başı tek yön 6 SD) otelimizin bulunduğu Chinatown bölgesine döndük. Akşam saat 20:00 girişi için internet üzerinden aldığımız biletlere iki kişi toplam 90 SD ödedik. Parka giriş esnasında gişelerden de bilet almanız mümkün ancak bu durumda daha fazla para ödemeniz gerekiyor.Bölgede aynı zamanda ayrı ücretler ile gezilebilen Singapor Zoo (bildiğimiz klasik hayvanat bahçesi) (33 SD) ile River Safari (30 SD) adlı parklar da mevcut. İsterseniz gün içinde daha erken bir vakitte gelip bu parkları da ziyaret edebilirsiniz. Toplu bilet alımlarında indirim yaptıklarını da ayrıca iletelim.

Sentosa

Son günümüzü ise Singapur’un eğlence adası olan Sentosa’ya ayırdık. Sabah erkenden kalkıp Chinatown duğundan metroya binerek HarbourFront durağında indik. Bu noktadan sonra Sentosa adasına ulaşmak için 3 alternatifiniz var:
1 – Sentosa Boardwalk adı verilen köprü üzerinden yürümek
2 – Sentosa Express adı verilen tren
3 – Faber tepesi üzerinden Cable Car adı verilen teleferik
Aslında tercihimiz güzel manzarası için teleferikti ancak sıcak havada tepeye çıkacak olmak ve öncesinde internette okuduğumuz uzun kuyruk bekleme riski bizi Sentosa Boardwalk üzerinden yürümeye yöneltti. Bu arada teleferik için kişi başı gidiş-dönüş 26 SD ödemek gerektiğini de hatırlatalım. Yürümek ise bedeava 🙂 Sentosa Boardwalk yaklaşık 1 km’lik bir yolculuk gerektiriyor. Yol boyunca adaya kalan mesafeyi gösteren tabelalar var. Güzel manzaranın tadını çıkarıp bol bol fotoğraf çektirerek yolu tamamladık. Internette adaya giriş için 1 SD sembolik bir ücret ödendiğini okumuştuk ancak adaya vardığımızda turnikelerle karşılaşsak da herhangi bir ücret ödemeden geçiş yaptık. Girişte Universal Studios ve Madame Tussauds gibi popüler aktivitelerin yanında pek çok aktivite için bilet satışı yapılıyor. Toplu alımlarda indirim de uyguluyorlar. İsterseniz her aktivite alanında o aktiviteye özel bilet de alabiliyorsunuz. Tabi tüm aktivitelerde uzun ve sevimsiz bir kuruğu göze almanız gerektiğini de hatırlatalım.Biz kalabalığı takip ederek adayı keşfetmek için içerilere doğru yol aldık. Daha önce Marina Bay’da gördüğümüz Merlion heykelinin daha büyük bir örneği ile adada karşılaştık. Buradakinin ağzından su fışkırmıyordu ve tepesine çıkmak mümkündü (tabi ki ücretli)

Cable Car Merlion Sentosa Beach

Biraz daha ilerledikten sonra ise sahile vardık. Burada denize girmek mümkün olsa da birkaç kişi haricinde sahilin boş olduğunu gözlemledik. Bu kez ormanlık alanda hazırlanan yürüyüş parkurlarını kullanarak geriye döndük. Belki ileride Singapur’a tekrar gelirsek ve daha fazla vaktimiz olursa adadaki aktivitelere katılırız temennisi ile ada ziyaretimizi tamamladık. Yine Sentosa Boardwalk üzerinden yürüyerek HarbourFront durağında geldiğimizde saat 14:00 olmuştu. Daha önce akşam ziyaret ettiğimiz bu kez ise gündüz gözüyle göreceğimiz Marina Bay için metroya bindik ve Raffles Place durağına geldik.

From Sentosa

Bu arada pek çok yerde adını duyacağınız Raffles modern Singapur’un kurucusu olarak bilinen İngiliz sömürge yöneticisinin adıymış. Singapur’da kendisine ait bir heykel de bulunuyor. Biz daha önce akşam yaptığımız turun benzerini bu kez gündüz yaptık. İlk izlenimin etkisinden midir yoksa gündüz bunaltıcı sıcağın verdiği rahatsızlıktan mıdır bilinmez akşam aldığımız zevki bu kez alamadık. Son turlarımızı attıktan sonra hotelimize dönerek hazırlandık ve 19:45’deki uçağımız için yine metro ile Changi Havaalanı’na hareket ettik. Sıradaki durağımız Malezya’nın popüler adalarından Penang Adası’ydı.

Marina Bay

Singapur Notları:

  • Singapur yasaklar ülkesi. Hemen her yerde uyulması gereken kurallar ve bunlarla ilgili uyarı levhaları var. İşin ilginç tarafı insanların da bu kurallara uyması. Singapur’da 3 gün kalsak da insanların kural ihlali yaptığına şahit olmadık. Yasaklara örnek vermek gerekirse ülkede medikal durumlar haricinde sakız çiğnemek kesinlikle yasak. Aksi halde ciddi yaptırım ile karşılaşılabiliyor. İlginç yasaklarla ilgili şu bağlantıya göz atabilirsiniz.
  • Ülkede Hawker Centre adı verilen yemek merkezleri oldukça yaygın. Genellikle üstü kapalı olan bu yerler bizdeki AVM’lerin yemek katlarına benziyor. Çeşit çeşit restorandan istediğinizi alıp orta kısımda bulunan masalarda yiyebiliyorsunuz. En popüler olan yemek merkezleri:
    • Maxwell food centre
    • Chinatown Food Centre
    • Hong Lim Complex Food Centre
  • Ülkede sıcaklık çok fazla. Bunun yanında aşırı nemin olması insanın nefes almasını dahi zorlaştırıyor. Bu nedenle gün içinde dışarıda çok fazla insan görmek pek mümkün değil. Kapalı alanların hepsinde ise klima var ki ortam adeta buz dolabı gibi serin. Sıcaktan bunaldığınızda kendinizi kapalı bir alana atıyorsunuz, bir süre sonra ise üşümeye başlıyorsunuz.