Alcatraz Adası

Alcatraz Adası, San Francisco Körfezi’nde sahile 2,4 km uzaklıkta 9 hektar alana yayılmış ve 1861 – 1963 yılları arasında ABD’nin en ünlü hapishanelerinden biri olarak kullanılmış bir adadır.

alcatraz

1775 yılında ünlü İspanyol gezgini, Juan de Ayala, San Francisco açıklarında bulunan adaya ilk çıkan kişidir. Bu gezisi sırasında San Francisco sahillerini haritaya aktaran gezgin civardaki 3 adadan birine ‘Alcatraces’ ismini vermiştir. Daha sonra da zamanla bu isim İngilizce’ye çevrilip ‘Alcatraz’ ismini almıştır.

1850 yılında Amerika Birleşik Devletleri Hükumeti bu adayı, Birleşik Devletler Ordusu için kullanmaya başladı. 1850’li yılların başında da adanın önemi arttırılarak, adaya bir kale yapıldı, ve ada karargah olarak kullanılmaya başlandı. Daha sonra da, Amerika Birleşik Devletleri Ordusu bu ada üzerine 100 tane uzun menzilli top koyarak adayı batı yakasının en güçlü kalesi durumuna getirdi. Alcatraz Adası ‘Fort Point’ ve ‘Lime Point’ ile birlikte Amerika batı yakasının önemli savunma üçlüsünün biri konumuna geldi.

Aerial View of AlcatrazAlcatraz_Island_03

Ada 1850’lerin sonlarında ilk mahkumlarını, askeri mahkumlar olarak aldı, ve bu tarihten sonra 100 yıl kadar bir süre, sadece tutuklulara hizmet verdi. 1909 yılında ada üzerinde bulunan kale yıkıldı, kalenin bodrum katı bırakıldı ve bu bölüm sadece savaş esirleri için hapishane olarak kullanılmaya başlandı. 1909 yılından 1911 yılına kadar Alcatraz’da tutuklu bulunan esirler adadaki hapishaneyi inşa ettiler.

Amerika Birleşik Devletleri Ordusu, bu adayı 1850 ve 1933 yılları arasında, 80 yıl kadar kullandı, ta ki ada Amerika Birleşik Devletleri Adalet Bakanlığı’nın eline transfer olana kadar. Bundan sonra da ada, maksimum koruma ile sadece hapishane olarak kullanılmaya başlandı. Asıl amaç 1920 ve 1930’lu yıllarda çok fazla görünen suç sayısını azaltmak ve potansiyel suçlulara bir şekilde gözdağı vermekti.

Alcatraz Adası, birçok ünlü suçluyu ağırlamıştır. Bunlardan bazıları; Al Capone, Doc Barker, “makineli tüfek” George Kelly, “kuş adam” ya da Alkatraz Kuşçusu olarak bilinen Robert Franklin Stroud, Bonnie ve Clyde ikilisinin şoförü Floyd Hamilton ve Alvin Karpis gibi isimlerdi.

alcapone robert
Al Capone Robert Franklin Stroud

Hükümlülerin sayılarla isimlendirildiği Alcatraz’da çok basit temel gereksinimler dışında hiçbir ayrıcalık yoktu. Cezaevi kitaplığından yararlanmak için bile en az beş yıl sorun çıkarmayan bir mahkûm olma şartı aranıyor, aşırı akıntıyla çevrili adadan kaçışın çok zor olduğu hapishane koşulları, esir kamplarına benziyordu. Sığınma yeri, yemek, kıyafet ve sağlık yardımının dışında hiçbir şey verilmiyordu. Çoğu mahkum, günün 23 saatini hücresinde geçiriyordu. Ancak fırsat gelirse, dışarıya -temizlikçi olarak- bir saat kadar çıkabiliyorlardı. Ana binada kapılar ve pencereler, demir parmaklıklarla kapalıydı. Burada ve gözetleme kulesinde silahlı görevliler vardı. Adanın etrafı ise soğuk körfez suları ve bolca köpekbalığı ile çevriliydi.

alcatraz-cellhouse-garry-gayindians-welcome-sign-national-park-serviceAlcatraz_Island_-_prison_cells

Kaçışlar

Adanın cezaevi olarak kullanıldığı süre içinde 29 yılda 36 mahkûm 14 ayrı kaçma girişiminde bulundu. 23’ü yakalandı, ikisi boğularak, sekiz hükümlü öldü, yakalanamayan sadece beş kişi kaldı.

  1. 27 Nisan 1936 – Joe Brown, çöpleri yakma görevini yerine getirdiği sırada, bir anda, yakınlardaki demir tellerden tırmanmak suretiyle kaçmaya calışır. Bütün uyarılara rağmen aşağıya inmeyi reddetmiş ve tırmanmaya devam etmiştir. Uyarı ateşlerini da dikkate almayan mahkum vurularak yere düşmüştür. Kaldırıldığı hastanede yaralarından ötürü hayatını kaybetmiştir.
  2. 16 Aralık 1937 – Atölyede çalışmak ile görevli Theodore Cole ve Ralph Roe zamanla planladıkları kaçış planını uygulamaya soktular. Çalıştıkları atölye parmaklıklarından tırmanarak, üst bölmedeki açıklıktan deniz seviyesine indiler ve suya dalarak yüzmeye başladılar. Ancak kendilerinden hiç haber alınamamıştır. O gece San Francisco açıklarında olan fırtına dolayısıyla, iki mahkumun boğularak olduğu tahmin edilmiş ve ikisinin raporlarında da ‘kayıp ve boğularak öldükleri zannediliyor’ yazılmıştır. Ne var ki cesetlerine rastlanmamıştır. Halen birçok insan bu iki mahkumun başarıyla kıyıya ulaştıklarını ve kaçtıklarını tahmin ediyor.
  3. 23 Mayıs 1938 – Marangozhanede çalışmak ile görevli olan James Limerick, Jimmy Lucas, ve Rufus Franklin çalışmakta oldukları bir günde yine orada görevli olan Royal Cline ismindeki silahsız gardiyana çekiçlerle saldırdılar. (Bu saldırı sırasında gardiyan hayatını kaybetmiştir). Daha sonra bu üçlü çatıya çıkarak, kulelerden birine ulaştı. Orada bulunan Harold Stites ismindeki gardiyana saldırdılar, ama bu sefer silahlı olan gardiyan Limerick ve Franklin’e ateş etmiş, Limerick olay yerinde hayatını kaybetmiş, Lucas ve Franklin ise bu girişimleri sonucunda Royal Cline ismindeki gardiyani öldürmek suçundan ömür boyu hapse mahkum olmuşlardır.
  4. 13 Ocak 1939 – Arthur ‘Doc (Doktor)’ Barker, Dale Stamphill, William Martin, Henry Young, ve Rufus McCain ismindeki mahkumlar bulundukları hücre pencerelerinden, daha önce elleri ıle diktikleri çarşafların yardımıyla, kaçmayı başardılar. Denize ulaşan mahkumları gardiyanlar adanın batı yakasında gördü. Martin, Young, ve McCain tutuklanmış, Barker ve Stamphill, açılan ateş sırasında yaralanmıştır. Bunlardan Barker daha sonra kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmiştir.
  5. 21 Mayıs 1941 – Joe Cretzer, Sam Shockley, Arnold Kyle, ve Lloyd Barkdoll sayıları bilinmeyen bazı gardiyanları rehin olarak aldı. Aralarında Paul Madigan’ın (daha sonra Alcatraz’da Cezaevi Müdürlüğü görevine getirilmiştir) da bulunduğu gardiyanlar, bu mahkumları adadan kaçamayacaklarına ikna etti. İkna olan mahkumlar teslim oldu.
  6. 15 Eylul 1941 – Çöp toplama görevini yapan John Bayless ismindeki mahkum kaçma girişiminde bulundu. Sahile kadar kimseye yakalanmadan giden mahkum soğuk San Francisco denizine girince kaçmaktan vazgeçti. Daha sonra bu girişiminden sonra mahkemeye çıkarılan mahkum mahkeme salonundan da kaçma girişiminde bulunmuş, yine başarısız olmuştur.
  7. 14 Nisan 1943 – James Boarman, Harold Brest, Floyd Hamilton, ve Fred Hunter çalıştıkları bölümde gardiyanları rehin aldı. Daha sonra duvardan tırmanarak denize kadar gelmeyi başardılar. Rehin olarak alınan gardiyanlar, diğer gardiyanlara bağırarak haber verme fırsatını yakaladılar. Kaçmak üzere denize atlayıp yüzen Boarman, Brest, ve Hamilton ismindeki mahkumlara ada üzerinden gardiyanlar tarafindan ateş edilmiş, Hunter ve Brest yakalanmıştır. Boarman ise açılan ateş sırasında yaralanmış, ve su içinde kaybolmuştur. Cesedi bulunamamış, ve raporlara ‘boğuldu’ yazılmıştır. 2 gün kadar ada üzerindeki bir mağarada saklanan Hamilton ise kaçmak icin adaya tekrar geri çıktığı zaman gardiyanlar tarafından yakalanmıştır.
  8. 7 Ağustos 1943 – Huron ‘Ted’ Walters, çamışırhanede çalıştığı zamanlarda bir anda ortadan kayboldu. Kimseye görünmeden denize ulaşan mahkum denize giremeden yakalanmıştır.
  9. 31 Temmuz 1945 – Alcatraz tarihinin en zeki ve ustaca planlanmış kaçış planında John Giles, ada iskelesinde çalıştığı zaman kendisine kirli askeri çamaşırlarını gemiye yükleme görevi verilmiştir. Bu mahkum kirli olan çamaşırlardan bir askeri üniformayı üzerine giymiş, büyük bir soğukkanlılıkla gemiye çıkmıştır. Ama ada üzerinde yokluğu hemen hissedilmiştir. Geminin San Francisco yerine, bir diğer ada olan Angel Island’a (Melek Adası) gitmesi de kendisinin şanssızlığı olmuştur. Melek Adası’nda gardiyanlar tarafından karşılanan mahkum tutuklanarak Alcatraz’a geri götürülmüştür.
  10. 2-4 Mayıs 1946 – Tarihte ‘Battle of Alcatraz (Alcatraz Savaşı) olarak bilinen kaçma girişimidir. Altı mahkum hücre gardiyanlarını etkisiz duruma getirerek silah depolarına ve hücre anahtarlarının olduğu yerlere ulaştı. Bir süre sonra, hapishane avlusunun anahtarının kendilerinde olmadığını anlayan mahkumların planı yavaş yavaş bozulmaya başlamıştır. Zamanla mahkumların kaçtıkları gardiyanlar tarafından anlaşılmış, Bernard Coy, Joe Cretzer, Marvin Hubbard, Sam Shockley, Miran Thompson, ve Clarence Carnes isimlerindeki mahkumlar, kolayca teslim olmak yerine çatışmayı tercih etmişlerdir. Çatışma sırasında esir alınan gardiyan, Shockley ve Thompson ismindeki mahkumların, Cretzer ismindeki diğer mahkumu kışkırtması sonucu öldürülmüştür. Shockley, Thompson, ve Carnes ismindeki diğer mahkumlar ise bu olaydan sonra hücrelerine geri döndüler. William Miller ismindeki gardiyan çatışma sırasında vurularak hayatını kaybetmiştir. Bu kaçıs girişimi sırasında 18 gardiyan yaralanmıştır. 4 Mayıs günü San Francisco’dan gelen askeri yardım sonucu ele geçirilen Coy, Cretzer, ve Hubbard’ın cesetleri ile bu çatışma sona ermiştir. Shockley, Thompson, ve Carnes ismindeki mahkumlar çıkarıldıkları mahkemede gardiyan öldürmek suçundan San Quentin’deki hapishanede bulunan gaz odalarında ölüme mahkum edilmiştir (Aralık 1948). Olay sırasında daha 19 yaşında olan Carnes’in cezası hafifletilerek, ömür boyu hapis cezasına çevrilmiştir.
  11. 23 Temmuz 1956 – Floyd Wilson ismindeki mahkum limanda çalıştığı zamanda ortadan kaybolmuştur. Birkaç saat kıyıdaki kayalar üzerinde saklandıktan sonra gardiyanlar tarafından tutuklanarak tekrar mahkumlar arasına geri dönmüştür.
  12. 29 Eylül 1928 – Çöp bölümünde çalışan Aaron Burgett ve Clyde Johnson ismindeki mahkumlar, departman başında bulunan gardiyanı etkisiz duruma getirip kaçma girişiminde bulunmuştur. Johnson kaçmak üzere suya girdiğinde yakalanmış, fakat Burgett kaybolmuştur. Gün boyu yapılan aramalarda Burgett ismindeki mahkuma rastlanmamıştır. Olaydan 2 hafta sonra San Francisco sahillerinde Burgett’in cesedi bulunmuştur.
  13. 11 Haziran 1962 – Clint Eastwood’un başrolünü oynadığı ‘Escape from Alcatraz (Alcatraz’dan Kaçış)’ filminin de konusunu aldığı kaçma girişiminde Frank Morris ve John, Clarence kardeşler bulundukları hücrelerden kaybolmuşlar ve bir daha bulunamamışlardır. Elle yapılmış matkaplar tarafından hücrelerin havalandırma boşlukları, bir insan bedeninin girebileceği şekilde genişletilmiştir. Aynı zamanda kaçış sırasında sahte duvar şekli, ve gerçek insan saçından, elle yapılmis kafa figürleri kullanılmıştır. Duvar şeklindeki figür havalandırmanın önüne konularak, ve kafa figürlerinin de yatağa yerleştirilerek mahkumlar kaçmak için zaman kazanmış. Kafa figürleri, akşam sayımı sırasında mahkumların yokluğunun farkedilmemesi için yataklara yerleştirilmiştir. Havalandırma deliğinden, havalandırma boşluğuna çıkan mahkumlar buradan çatıya tırmanmışlardır. Oradan da denize inen mahkumların, kaçmak için adanın kuzeydoğu kısmını seçtikleri belirlenmiş. Çalıştıkları bölmelerden aldıkları yeleklerle kendilerine can yeleği yaptıkları belirlenen mahkumların kaçmak için kullandıkları eşyalar ertesi gün ele geçirilmiştir. Daha sonraki aramalar sonucu mahkumların kaçarken kullandıkları, kendilerinin hazırladıkları can yeleklerinin ikisi, biri Golden Gate Köprüsü’nün altında, diğeri ise San Francisco açıklarında ele geçirilmiştir. Fakat mahkumlardan bir haber alınamamıştır. Kaçıs girişimiden birkaç hafta sonra, San Francisco sahillerinde, üzerinde mahkum kıyafetine benzeyen bir tür kıyafet olan bir ceset bulunmuştur. Fakat çok fazla tahrip olan ceset tanınamayacak derecede olduğundan kimlik tespiti yapılamamıştır.
  14. 16 Aralık 1962 – John Paul Scott ve Darl Parker, mutfak kısmındaki demir parmaklıkları astıktan sonra denize inmeyi başarmışlardır. Kısa bir süre sonra Parker Alcatraz açıklarında bir kaya üzerinde bulunmuştur. Scott ise San Francisco’ya kadar yüzmeyi başarmış, ve Golden Gate Köprüsü’nün altındaki kayalıklarda, gençler tarafından bulunmuştur. Geçirdiği şok yüzünden hemen askeri hastaneye kaldırılan Scott, iyileşince tekrar Alcatraz’a geri gönderilmiştir.

21 Mayıs 1963 günü, Amerika Birleşik Devletleri Adalet Bakanlığı, 29 yıl süreyle hapishane olarak kullanılan adayı kapattı. Hükümlüler başka yerlere nakledildi.

map

Hapishane faaliyeti durdurulduktan ve Alcatraz kapatıldıktan sonra, bu ada terkedilmiş bir görüntü içine büründü. Ada hakkında çok değişik fikirler beyan edildi. Bu fikirlerden bir tanesi de, adanın üzerine, New York’taki özgürlük anıtı gibi bir anıtın yapılmasıydı. Bu anıt da Batı yakasını temsil eden bir anıt olabilirdi. Fikirlerden bir diğeri, adanın bir otel veya alışveriş merkezi haline getirilmesiydi. 1969 yılında Ada üzerinde yerliler hak iddia ettiler, ve bu ada üzerine yerli amerika’lıları temsilen, kültürel bir merkez kurulmasını istediler. Bu iş başta çok benimsendi, hatta 18 ay gibi bir süre Alcatraz böyle bir iş için kullanıldı, ama zamanla bu işin adaya ne kadar zarar verdiği görülünce bu işin de durdurulmasına karar verildi. 1971 Haziran ayında Amerika Birleşik Devletleri, yerlilerin adadan çıkartılmsına karar verdi.

1972 yılında Amerika Birleşik Devletleri, adanın bir park olarak kullanılmasına ve Golden Gate Park Alanı içine dahil edilmesine karar verdi. 1973 yılında ada insanlara açıldı, ve kısa bir sürede Amerika’nın en önemli parklarından biri konumuna geldi. Bugün Alcatraz Adası ve Alcatraz Hapishanesi, yılda 750 bin ziyaretçinin gittiği bir müze olarak kullanılmaktadır.

Filmler

The Book of Eli (2010)
X-Men: The Last Stand (2006)
Catch Me If You Can (2002)
The Rock (1996)
Murder in the First (1995)
Escape from Alcatraz (1979)
Point Black (1967)
Birdman of Alcatraz (1962)
Experiment Alcatraz (1950)

Diziler

Alcatraz (2012)

Reklamlar