Renklerin Bilimsel İfadesi

Işığın olduğu her yerde gördüğümüz renkler; otomotiv, tekstil gibi endüstrinin tüm alanları ile mimari, sanat, eğitim, haberleşme, yazılı ve görsel medyanın daen çok kullandığı malzemelerden biridir.

İnsan gözünün ayırt edebildiği tüm renklerin doğru olarak tanımlanması, renk ayrım ve farklılıklarının ölçülmesi için renk sistemleri, renk uzayları ve ölçüm teknolojileri geliştirilmiştir.

Renklerin yanıltma ve gizleme amaçlı kullanılmasına karşı olarak elektronik görüntüleme yöntemleri geliştirilmiş ve bu teknolojik cihazları da yanıltan görünmezlik teknolojileri ile görünmeyen gemiler, uçaklar gibi insanı şaşırtan yeni gelişme alanları ortaya çıkmıştır.

Renk Nedir?

Renk, göz ile yakalanan bir ışık etkisidir. Işığın eşya üzerine çarpıp yansımasıyla gözümüzde meydana gelen etki ve bu etki ile beynimizin oluşturduğu algıdır. Görme olayında ışınların göze gelmesi fiziksel, bu ışınlara karşılık gözde oluşan işlemler fizyolojik, cismin beyinde algılanması ise psikolojik bir olgudur.

Renklerin Tarihçesi

XV. yüzyılda başlayan ve günümüze kadar gelen süre içerisinde renk, ışığın bir özelliği ve görsel algılamanın bir parçası olarak ortaya konulmuştur.

Bilimsel olarak renklerin ilk sistamatik sınıflandırılması, İngiliz Fizikçi Isaac NEWTON tarafından 1670 yılında yapılmıştır. Güneş ışığı, elmas bir prizmadan geçirilerek yedi renke ayrılmıştır. Gözün görebildiği bu rekler kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, mavi, lacivert ve mordur.

1731’de J.C. LE BLON, boya maddesinde (pigment) kırmızı, sarı ve mavinin temel renkler olduğunu bulmuştur. 1766’da, Morris HARRIS tüm renkleri içeren ilk dairesel şemayı Naturel System Of Colours (Renklerin Doğal Sistemi) adlı kitabında yayımlamıştır.

1810’da GOETHE bir renk dairesi ve üçgeni oluşturmuş; RUNGE ise tüm renk, ton, pastel ve gölgelerin bir arada düzenli bir biçimde yer aldığı ilk renk küresini tasarlamıştır.

Elektromanyetik Spektrum

Işığın elektromanyetik spektrumu sadece görünür ışığı değil aynı zamanda elektromanyetik enerjinin diğer formlarını içerir (X ışınları, mor ötesi ışınlar, kızıl ötesi ışınlar vb.).

İnsan gözü 380-780 nm dalga boyu aralığında algılama yapabilir ve bu bölge “görünür bölge” olarak adlandırılır. Tungsten lambanın verdiği ve güneşin yaydığı ışıkta görünür bölgeye ait tüm dalga boyları mevcuttur.

Renk bilimindeki gelişmeler algılama bakımından psikolojik ve fiziksel algılanmayı, araştırma ve inceleme bakımından colorimetry (renkmetri) bilimini ön plana çıkarmıştır.

Renkler aynı zamanda üreticiler, satıcılar, tüketiciler ve kullanıcılar tarafından kontrol edilmek istenen önemli bir kriterdir. Bu nedenle de renk ölçümünün subjektif olmaktan çıkartılıp renk ölçer cihazlar ile objektif  olarak yapılması gerekmektedir.

Renk Uzayları

Renk uzayları, renklerin tanımlanması için kullanılan üç boyutlu matematiksel modellerdir ve bütün renkleri temsil edecek şekilde oluşturulmuştur. Bunun nedeni Renkmetri biliminin temelini oluşturan GRASSMANN’ın birinci kanununa göre bir rengi belirlemek için birbirinden bağımsız üç değişkene ihtiyaç olmasıdır. Renklerin renk uzaylarındaki yerleri bu değişkenlere göre belirlenir. Her renk uzayının kendine özgü biçimde renk oluşturma için bazı standartları vardır. Renk uzayları oluşturulurken bir başka renk uzayına doğrusal yada doğrusal olmayan yöntemlerle dönüşüm yapılabilmelidir.

Renk uzayları genel olarak cihaz bağımlı ve cihaz bağımsız renk uzayları olarak iki gruba ayrılır. Cihaz bağımlı renk uzaylarında renkler cihazın özelliklerine bağlı olarak üretilir.

RGB Renk Uzayı

RGB renk uzayı, İngilizcedeki ‘Red’ ‘Green’ ‘Blue’ (yani ‘Kırmızı’ ‘Yeşil’ ‘Mavi’) kelimelerinin baş harflerinden ismini alan bir renk uzayıdır. Işığı temel alarak, doğadaki tüm renklerin kodları bu üç temel renge referansla belirtilir. Görünür tayfın büyük bir yüzdesi, kırmızı, yeşil ve mavi (RGB) ışığı çeşitli oranlarda ve yoğunluklarda karıştırarak verilebilir. Bu temel renkler, birbirleriyle örtüştükleri yerlerde siyan, macenta ve sarı rengi oluştururlar. Her renk %100 oranında karıştırıldığında beyaz renk elde edilir.

İnternet’te kullanılan renk sistemi RGB renk sistemidir. Bunun sebebi, 1953’te ilk fotoğraf makinesi Polaroid’te ve ondan sonra da televizyonlarda standart kabul edilmiş olmasıdır. Günümüzde de tüplü ekranlarda, tarayıcılarda, televizyon ve manuel fotoğraf makinelerinde standart olarak kullanılır.

CMY Renk Uzayı

CMY renk uzayı çıkarmalı renk karışım yöntemi yardımıyla birim küpte renklerin tanımlanmasıdır Cyan, magenta ve sarı CMY renk uzayının eksenleridir. Bu sistem toplamalı renk karışımı yönteminin yani RGB renk uzayının tamamlayıcısıdır. Bunun anlamı CMY renk uzayını oluşturan iki bileşenin karışımıyla RGB renk uzayını oluşturan bir bileşenin elde edilmesidir.

Bütün modern fotografik renk prosesleri ve baskı renk ayrım sistemlerinin esası bu karışım esasına dayanır. CMY renk uzayı özellikle renkli baskı ve çoğaltma alanlarında, renkli yazıcılarda ve çizicilerde kullanılır.

HSV Renk Uzayı

HSV (Hue, Saturation, Value) renk uzayı 1978 yılında Alvy Ray Smith tarafından tanımlanan renkleri sırasıyla renk özü, doygunluk ve parlaklık olarak belirten bir renk uzayıdır. Renk özü, rengin baskın dalga uzunluğunu belirleyen açısal bir değerdir ve 0° – 360° arası değer alır. (Bazı uygulamalarda ise 0-100 arası olağanlaştırılır). Doygunluk, rengin “canlılığını” belirler. Yüksek doygunluk canlı renklere neden olurken, düşük olasılık rengin gri tonlarına yaklaşmasına neden olur.  0-100 arasında değişir. Parlaklık ise rengin aydınlığını yani içindeki beyaz oranını belirler.  0-100 arasından değişir.

RAL Renk Uzayı

RAL renk uzayı, Alman Kalite Güvence ve Terim Üretme Birliği tarafından 1927 yılında geliştirilen bir sistemdir. RAL, 40 renkle başladığı yolculuğuna günümüzde 1900’ün üzerinde renge ulaşarak devam etmektedir. RAL’de renkler için herkes tarafından kolayca anlaşılabilen kod ve isimlerle ifade edilen standart bir lisan geliştirilmiştir.

CIE XYZ Renk Uzayı

X, Y ve Z değerleri üç ana rengin (kırmızı, yeşil, mavi) algılanmasını sağlayan sinirlerin beyne yolladıkları uyarıların toplamıdır. Her üç uyarımın ayrı ayrı toplam uyarı miktarına olan oranı rengi tanımlar. Beyin bu üç büyüklüğün bileşimini yaparken, oranlamalar ile de renk duyulanmasını gerçekleştirir. X, Y ve Z değerlerinin toplamı rengin görsel duyulanma toplamına eşittir. Bu toplam içinde,

kırmızının algılanma oranı,

yeşilin algılanma oranı,

mavinin algılanma oranı,

ve

x = y = z = (1/3) noktası teorik olarak beyazdır. Bu noktadan uzaklaşıldıkça renklerin doymuşluğu artar.

CIE Lab Renk Uzayı

Bir rengin uyarımı değiştiği zaman, gözlemci bir süre sonra renkte bir farklılık algılayacaktır. CIE Lab renk uzayının en belirgin özelliği renk uzayının algılama yönünden düzgün değişim göstermesidir. CIE Lab renk uzayı  1976 yılında görsel medya için tasarlanıp oluşturulmuştur. Günümüzde CIE Lab renk uzayı çeşitli alanlar için standart renk uzayı olarak seçilmiştir ve bugün pek çok uygulamada kullanılmaktadır.

CIE Lab renk uzayının bileşenleri  L  açıklık-koyuluk değerini, a kırmızı-yeşil değerini, b ise sarı-mavi değerini, c kroma (renk doygunluğu) değerini ve h renk açısını (ton açısı) göstermektedir. Bu değerler CIE XYZ renk uzayına bağımlı olarak hesaplanır. Bu hesaplama için gerekli ilişki beyazın CIE XYZ uzayındaki değerleriyle sağlanır. Dolayısıyla bu değerlerin hesaplanması için yani X, Y ve Z değerlerinden L, a ve b değerlerinin hesaplanması için standart aydınlatıcının ve standart gözlemcinin hangisi olacağına karar verilmelidir.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: