Amerika Macerası – Los Angeles

Las Vegas’dan ayrılıp yarım saatlik bir uçuşun ardından Los Angeles’a indiğimizde bizleri kapalı bir hava karşıladı. Las Vegas’ın 45 C’yi bulan çöl sıcaklarından sonra okyanus kıyısındaki Los Angeles’ın serin havası ilaç gibi geldi diyebilirim. Otele yerleşir yerleşmez kendimi dışarı atarak Los Angeles’i keşfetmeye koyuldum.

Hollywood

Los Angeles denince akla elbette ilk olarak film sektörü ve doğal olarak da Hollywood geliyor. Hollywood bölgesi şehrin kuzeyinde kalıyor. Universal, Paramount ve Warner Bros gibi film stüdyoları ile ünlülerin oturduğu lüks evlerin bulunduğu Beverly Hills ve meşhur Hollywood ve Sunset caddeleri bu bölgede yer almakta. Hollywood Caddesi’nin en önemli özelliği kaldırım taşlarında ünlü isimlere ait yıldızların bulunması ki bu nedenle aynı zamanda “Walk of Fame” olarak da adlandırılıyor. Oldukça kalabalık olan bu caddede meşhur Gruman’s Chinese Theatre ve Kodak Theatre yanında Madame Tussauds, The Guinnes World of Records Museum, Hollywood History Museum gibi çeşitli müzeler de bulunmakta.

Gruman’s Chinese Theatre, 3 oscar ödül töreninin gerçekleştirildiği, çok sayıda filmin galasının yapıldığı, halen sinema salonu olarak hizmet veren tarihi bir mekan. Ancak asıl meşhur olmasını girişinde bulunan ünlülere ait el ve ayak izlerine borçlu. 12,5$ karşılığında bir rehber eşliğinde mekanın içini gezmek mümkün. Gruman’s Chinese Theatre yanında bulunan Kodak Theatre (ismi yakın zamanda Dolby Theatre olarak değişmiş) ise günümüzde oscar ödül törenine ev sahipliği yapan mekan. Burası da 15$ karşılığında yine rehber eşliğinde gezilebiliyor. Ödül töreninin yapıldığı büyük salon, ödül töreni öncesi ve sonrasında ünlülerin kaldığı bölümler ve tarihi pek çok obje gezi esnasında ziyaretçilere gösteriliyor.

Kodak Theatre’ın hemen yanında Hollywood & Highland Center adında bir alışveriş merkezi bulunmaktadır ki tasarımı oldukça etkileyici. Buradan Hollywood tepesini ve tepede şehre doğru bakan meşhur Hollywood yazısını görmek mümkün. Hollywood caddesine paralel konumda bulunan şehrin bir diğer meşhur caddesi Sunset Bulvarı da en az Hollywood Caddesi kadar kalabalık. Pek çok lüks mağaza ve retroranın bulunduğu bu caddede insanın ünlülerle karşılaşması an meselesidir.

The Grove & The Farmers Market

Hollywood ve Sunset caddelerinin kuzeybatısında kalan bölgede The Grove adlı alışveriş merkezi bulunmaktadır. Hollywood yıldızlarının sık sık ziyaret ettikleri çok güzel ama pahalı bir yer olan bu alışveriş merkezinin ortasında bir havuz ve havuzun çevresinde de birbirinden güzel kahve dükkanları bulunmaktadır. Ben de Hollywood gezisinden sonra burada bir yorgunluk kahvesi içip arkadaşım için alışveriş merkezinde bulunan Apple Store’dan Macbook Pro aldım. Alışveriş merkezinin hemen yanında The Farmers Market adında bir pazar bulunmaktadır ki görünüşü itibariyle bana Türkiye’yi anımsattı. Üstü açık alan bu pazarda her damak zevkine hitap eden dünyanın dört bir yanından değişik mutfaklara ait self-service lokantalar bulunuyor. (Pide ve lahmacun gibi Türk mutfağına özgü lokantalar da mevcut) Yiyecekler lezetli gözükse de fiyatlar oldukça pahalı.

Santa Monica

Şehrin batısında okyanus kıyısında kalan Santa Monica Los Angeles’ın en meşhur yerlerinden biri. Sahilden içeriye doğru 3. cadde olan Promenade, trafiğe kapalı, sağlı sollu mağazalarla ve lokantalarla kaplı olup Santa Monica’nın en canlı bölgesidir. Çok sayıda amatör gösteri ve müzik  grubunun performans sergilediği bu cadde İstanbul’daki İstiklal caddesini andırmaktadır. Santa Monica’nın sahili de oldukça etkileyici. Okyanusa doğru uzanan bir rıhtım ve rıhtım üzerinde lunapark var. Ayrıca rıhtımın sonunda meşhur “Forest Gump” filminden özenilerek açılan “Bubba Gump” lokantası bulunuyor. Burdan  güneşin  batışını izlemek ise çok keyifli.

Downtown

Devasa binalara ev sahipliği yapan Los Angeles şehir merkezinde mutlaka görülmesi gereken hatta imkan dahilinde içindeki etkinliklere katılınması gereken iki bina bulunmaktadır. Bunlardan biri meşhur mimar Frank Gehry tarafından tasarlanan Walt Disney Concert Hall binasıdır. Bu binanın dış yüzeyi paslanmaz çelikle kaplı olup güneşte ışıl  ışıl parlamakta ve insanı kendine hayran bırakmaktadır. Diğer bina ise Clippers ve Lakers basketbol takımları yanı sıra, Kings hokey takımına da ev sahipliği yapan Staples Center binasıdır. Bu kısa Amerika ziyaretimde her iki binayı görmekle yetindim, belki bir gün etkinliklerine katılma şansım da olur.

Universal Studios

Hollywood’da bulunan pek çok film stüdyosundan biri olan Universal Studios en büyük ve en popüler olanıdır. Diğer film stüdyoları haftanın belirli günleri önceden rezervasyon yaptırılarak gezilirken Universal Studios her zaman açıktır. İçinde  filmlerin çekildiği dev stüdyolar, çalışanların konakladığı evler, film ekipmanlarının saklandığı depolar, büyük  bir eğlence parkı ve ziyaretçilerin alışveriş yapıp, yemek yemesi ve eğlenmesi için tasarlanmış City Walk bölgesi vardır.

69$ (ISIC öğrenci kartı sahiplerine %10 indirim uygulanıyor) ödeyerek girdiğim Universal Studios’da ilk işim stüdyo turuna katılmak oldu. 1 saate yakın sıra bekledikten sonra pencereleri açık ve beş vagonu olan bir araba ile filmlerin çekildiği stüdyoları gezmeye başladık. Bir yandan filmlerde kullanılan sahneleri görürken bir yandan da rehberin bilgilendirmelerini dinledik. Bununla birlikte büyük San Fransisco depreminin çekildiği metro istasyonu, Jaws’in çekildiği okyanus kasabası, The Mummy filminin çekildiği tünel, The War of  the Worlds filminde büyük bir Boing uçağının üzerine düştüğü parçalanmış evler gibi pek çok noktada gösterilen animasyonlar oldukça etkileyiciydi. Turun en etkileyici bölümü ise 360 derece 3D King Kong gösterimiydi ki izlemekle kalmadık adeta sahneyi yaşadık.

Stüdyo turu sonrası sıra eğlence parkına geldi. Parkta film temalı pek çok eğlence aracı bulunuyor. Benim en çok hoşuma gidenleri aşağıda sıraladım:

  • Jurassic Park temalı tekne turu ile aniden dinazorların çıktığı ormanlık bir alanda gezinti ve sonunda yüksek bir noktadan oldukça dik bir şekilde aşağıda düşme anı (turun sonunda sırılsıklam oluyorsunuz)
  • The Mummy temalı roller coaster ile karanlık bir mağarada önce ileri doğru sonrasında geri doğru hızlı yolculuk, ve aniden karşınıza çıkan mumyalardan yüreğinizin ağzınıza gelmesi
  • WaterWorld temalı bir havuzda aksiyon dolu canlı gösteri
  • Terminatör temalı robotların arasında 3 boyutlu gösteri

Bir tam günümü harcadığım Universal Studios, benim için hiç bitmesini istemediğim bir macera oldu. Öyleki akşam otele dönüş yolunda gün boyu eğlenceden eğlenceye gezinirken hiç birşey yemediğimi farkettim.

Disneyland

Los Angeles’daki son eğlence durağımın adı Disneyland. 1955 yılında açılmış olan Disneyland oldukça büyük bir alan (Manhattan  adasının  iki  misli büyüklükte olduğu söyleniyor) üzerine kurulu ve içinde çeşitli temalarda olan Frontierland, Adventureland, Fantasyland, Tomorrowland gibi eğlence bölgelerine sahip. Bu büyük parkın yanında ayrı bir ücret ödenerek girilen Kaliforniya Macera Parkı bulunuyor.

80$ ücretle girdiğim Disneyland, tıpkı Universal Studios gibi oldukça kalabalıktı. Girişte Walt Disney’in doğup büyüdüğü Missouri eyaletinin Marceline kasabasından esinlenerek tasarladığı Main Caddesi, bu caddenin sonunda yer alan meydanda meşhur Walt Disney ve Mickey Fare heykelleri ve arkada uyuyan güzel sarayı bulunuyor. Hemen hemen tüm eğlence araçlarının önünde uzun kuyruklar var. Bu uzun kuyruklarda vakit kaybetmeyi önlemek adına Fastpass adında bir uygulama geliştirmişler. Buna göre ilgili eğlence aracı için ileri bir saatte (yoğunluğa göre bu saat değişiyor) rezervasyon yapıyorsunuz ve size verilen Fastpass kartı ile saatiniz geldiğinde sıra beklemeden giriş yapıyorsunuz. Ancak bu uygulamayı belirli eğlence araçlarında sınırlı sayıda kullanabildiğiniz için kuyrukta beklemek yine de kaçınılmaz. Parkın içinde eğlence araçlarının yanında çok sayıda alışveriş mağazası ve restoranlar ile parkın çevresini dolaşan bir tren hattı bulunuyor.

Parktaki pek çok eğlence aracını kullanmakla birlikte en çok hoşuma gidenleri aşağıda listeledim.

  • Frontierland içinde yer alan Big Thunder Mountain Railroad adındaki roller coaster
  • Critter Country içinde yer alan Splash Mountain adındaki su kayağı
  • Adventureland içinde yer alan Indiana Jones Adventure adındaki araba ile tapınak turu
  • New Orleans Square içinde yer alan Pirates of the Caribbean adındaki mağara turu
  • Tomorrowland içinde yer alan Star Tours adındaki uzay gezintisi

Ayrılık

Las Vegas’da olduğu gibi Los Angeles’deki 5 günlük süre çok çabuk geçti ve benim için Türkiye’ye dönme vakti geldi. Dönüş yolculuğu geliş yolculuğunun aksine daha kolay gerçekleşti. 26 Temmuz akşamı yerel saatle 20:00’de bindiğim uçak 10,5 saatlik bir uçuşun ardından 27 Temmuz’da Londra’ya vardı. 2 saatlik bir bekleyişin ardından yerel saatle 16:30’da kalkan uçak ile de 4 saatlik bir yolculuğun ardından İstanbul’a dönmüş oldum.

Toplamda 10 gün süren bu Amerika macerası benim için inanılmaz bir deneyim oldu. Amerika’da karşılaştığım ve dikkatimi çeken bazı durumları ise aşağıda listeledim.

  • Alışveriş esnasında etiket fiyatlarına vergi dahil değil. Ödeme esnasında vergi ekleniyor. Türkiye’de bu duruma alışık olmadığımız için kasada pek çok kez şaşırmışlığım oldu.
  • Şehir planlamaları oldukça düzgün. Caddeler ve sokaklar birbirini dik kesiyor. Bu da adres bulmayı oldukça kolaylaştırıyor.
  • Taksi ücretleri bagajınız olup olmamasına göre değişiyor. (bagaj demek daha fazla ücret demek) Ayrıca taksiciler sizden bahşiş de bekliyor.
  • Türkiye’de alıştığımız buzlu çay (Ice Tea) olayı Amerika’da tamamen başka. Buzlu çay olarak bizim sıcak içtiğimiz çayın soğuk halini içine buz atarak servis ediyorlar ki tadı iğrenç.
  • Burger King ve McDonalds restronları hem konsept olarak hem de ürün olarak Türkiye’dekilerden tamamen farklı. İçecek için size boş bardak veriyorlar ve siz içecek bölümünden içeceğinizi kendiniz alıyorsunuz. Bunun yanında Starbucks ise herşeyiyle Türkiye’dekilerin aynısı.
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: