Bozcaada Tatili

30 Ağustos Zafer Bayramı’nın Perşembe gününe denk gelmesini fırsat bilip Cuma günü için de izin alarak 3 arkadaş 4 günlüğüne Bozcaada Tatili yapmaya karar verdik. Bu güne kadar giden arkadaşların öve öve bitiremediği Bozcaada’yı nihayet görecektik.

Ulaşım

Bozcaada’ya ulaşım iki farklı şekilde Gestaş tarafından sağlanıyor. Birincisi, adanın hemen karşısında yer alan Geyikli‘den kalkan ve yaklaşık yarım saat süren arabalı vapurlar, diğeri ise Çanakkale merkezden kalkan ve yaklaşık 1 saat süren deniz otobüsleridir. Biz İstanbul’dan 00:30 hareket saati ile yaklaşık 7 saat süren otobüs yolculuğunun ardından Geyikli’ye ulaştık ve 08:00 seferi ile Bozcaada’ya geçiş yaptık. Geyikli’den alacağınız vapur bileti çift yönlü olup aynı bileti istediğiniz zaman Bozcaada’dan geri dönmek için kullanabiliyorsunuz. Yayaların vapura binişlerinde herhangi bir sıkıntı yok; ancak kısıtlı kapasiteden dolayı araçlar için yoğunluk oluşabiliyor. Özellikle Bozcaada’dan dönüşte sıra için çok uzun araç kuyruklarının oluştuğunu gördük.

İlk İzlenimler

Vapura binmeden önce dikkatimi çeken bir levhada Bozcaada Belediyesi tarafından adada naylon poşet kullanımının çevreye zarar verdiği için yasaklandığı yazıyordu. Nitekim adada yaptığınız alışverişlerde naylon poşet yerine kağıt torbaların kullanıldığını hemen farkediyorsunuz. Bence son derece yerinde olan bu uygulama keşke ülkemizin diğer noktalarında da uygulansa. Vapur ile adaya ilerlerken uzaktan ağacın olmadığı, çorak bir alan üzerinde az sayıda evin kümelendiği ufak bir şehir görüyorsunuz ki bu sizde önce hayal kırıklığı yaratır gibi oluyor ancak adaya yaklaştıkça bir yanda Bozcaada Kalesi ve yanındaki marinada yer alan yatlar, diğer tarafta balık lokantaları ve önünde sıralanmış kayıklar neşenizi yerine getiriyor. Nitekim adaya ayak basıp iki katlı rengarenk cumbalı evlerin sıralandığı dar sokaklara daldığınızda adeta mest oluyorsunuz. Adaya indiğimizde bizi şiddetli sayılabilecek bir rüzgar karşıladı. Önce tatilimizin rüzgar nedeniyle kötü geçeceğini düşünerek korksak da sonradan adanın sürekli rüzgarlı olduğunu ve bu durumun bir sıkıntı yaratmayacağını öğrendik.

Konaklama

Bozcaada’da konaklamak için çok sayıda yer bulunmakta. Bunların çoğunu şehir merkezinde hemen hemen her sokakta yer alan küçük pansiyonlar oluşturuyor. Yine şehir merkezinde yer alan orta büyüklükteki otellerin yanında şehir dışında yer alan tatil siteleri de mevcut. Biz arkadaş tavsiyesi ile Bozcaada Kalesi’nin arkasında kalan ve sahile 5 dk yürüme mesafesinde olan Ege Otel‘i tercih ettik.  Eskiden Rum İlkokulu olan otelde toplam 24 oda var ve her odaya bir şairin ismi verilerek oda kapısında şairin adı ile birlikte kendisine ait bir şiirden alıntı yazılmış. (Bizim kaldığımız 6 numaralı odanın adı Ahmet Telli olarak verilmiş.) Otelin diğer pek çok noktasında da şiirlere rastlamak mümkün. Bizim hem konseptinden hem de konforundan son derece memnun kaldığımız otelde fiyatlara kahvaltı da dahil.

Yiyecek

Söz konusu yer bir ada olunca ister istemez karşınıza deniz ürünleri çıkıyor. Gerek sahil kesiminde gerekse ara sokaklarda çok sayıda balık restoranı mevcut. Ne yazık ki fiyatlar biraz pahalı ve pek çok yerde kredi kartı geçerli değil. Biz fiyat olarak biraz daha hesaplı bulduğumuz Limon adlı restoranı seçtik ve Bozcaada şarabı eşliğinde balığımızı afiyetle yedik. Deniz ürünleri dışında yemek yiyebileceğiniz az sayıdaki alternatif yerlerden biri de Sadece Köfteci adlı restoran. Adından da anlaşılacağı üzere sadece köfte siparişi verebileceğiniz bu restorana tavsiye üzerine gittik ve çok başarılı bulduk. Adada dikkat çeken şeylerden biri de pek çok insanın elinde gördüğünüz Çiçek Pastanesi’ne ait paketler. Bunun nedeni Bozcaada’nın geleneksel lezzetlerinden biri olan damla sakızlı, bademli kurabiyelerin burada satılıyor olması. Yiyecek olarak önerilebilecek son şey ise adada yetişen ve şarap yapımında da kullanılan üzümler. Çeşitli noktalarda ada halkı tarafından üzüm satışı yapılıyor ve araçları ile gelmiş olanlar kasalarca üzüm alırken bizim gibi araçsız olanlar da birkaç kilo alıp tadına bakıyor.

Şarap

Bozcaada deyince akla ilk olarak elbette şarap geliyor. Adanın geneline yayılmış bulunan bağlardan toplanan üzümler ile üretimi yapılan şaraplar Corvus, Talay, Çamlıbağ, Ataol ve Gülerada gibi üretici firmaların açmış olduğu tadım ve satış noktalarında gelen ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor. En çok tercih edilen üretici firmanın ise Çamlıbağ olduğunu gözlemledik. Pek çok çeşidini tatma fırsatı bulduğum şaraplardan en çok hoşuma gidenler adaya özgü sarı üzümlerden üretilen vasilaki sek beyaz şarap ile yine adaya özgü kırmızı üzümlerden üretilen kuntra sek kırmızı şarap oldu. Bunların yanında kuntra üzümlerinden elde edilen mistel adındaki şarap likörünü de son derece güzel buldum.

Aktiviteler

Dört tarafı denizlerle çevrili bir yerde özellikle de yaz aylarında yapılacak şeylerin başında şüphesiz denize girmek gelir. Bozcaada şehir merkezi adanın Anadolu’ya bakan doğu kesiminde yer aldığı ve rüzgara karşı olduğu için bu bölgede denize girmek pek mümkün değil. Adanın güneybatı kesimlerinde ise denize girmek için müsait pek çok bölge bulunmakta. Bunlardan Ayazma Plajı olarak adlandırılan ve en yoğun olarak tercih edilen bölgeye şehir merkezinden kalkan minibüsler ile gitmek mümkün. Ayazma Plajı sanıyorum hayatınızda girebileceğiniz en soğuk denize sahip plajdır. Soğukluk nedeniyle girmesi ne kadar zor ise girdikten sonra alacağınız keyif ile çıkması da bir o kadar zor olacaktır. Plajda şemsiye ve şezlong kiralamak mümkün ancak öğleye doğru yer sıkıntısı yaşandığından sabah gitmekte fayfa var. Ayazma Plajı yanında Sulubahçe ve Habbele Plajları var ancak biz Ayazma Plajı’nı yeterli bulduğumuz için bunlara gitmedik.  Araçları olanlar bu plajların dışında denize girilebilecekleri daha sakin bölgeleri de tercih edebillirler. Akvaryum Koyu bunların başında gelmektedir.

Şehir merkezinden her gün saat 11:00 hareketle tekne turu bulunmakta. Akşam 18:00’e kadar süren turda ada etrafını dolaşmak ve araçla gidilemeyecek olan koylarda denize girmek mümkün. Biz biraz geç farkına vardığımız için bu tura ne yazık ki katılamadık.

Bozcaada’nın simgelerinden biri haline gelen Bozcaada Kalesi‘ni gezmek mümkün. Kimler tarafından ne zaman inşa edildiği belli olmayan kale zaman içinde pek çok kez el değiştirmiş ve son olarak Osmanlı egemenliğinde günümüze kadar ulaşmış. Kalenin en tepesine çıkıp şehri ve denizi yukarıdan izleyebilir ve bol bol fotoğraf çektirebilirsiniz.

Bozcaada’da yapılacak en güzel aktivitelerden biri de adanın batı noktasında şarap eşliğinde gün batımını seyretmek. Bunun için akşam 18 :00’de şehir merkezinden kalkan minibüsler ile ada etrafını dolaşarak rüzgar güllerinin de bulunduğu noktaya gitmek mümkün. Bölgede Bozcaada’nın bağlı olduğu Çanakkale’nin plaka numarası olan 17 tane rüzgar gülü bulunmakta. Bu bölgede ayrıca adada bulunan iki fenerden biri olan Polente Feneri de yer almakta ancak rüzgar gülleri gibi fenerin yanına gitmek de güvenlik nedeniyle yasak. Yine de bulunduğunuz noktada bir yandan şarabınızı yudumlarken bir yandan da eşsiz günbatımını izleyebilirsiniz.

Yapılması Gerekenler

  • Şehrin dar sokaklarını gezmek
  • Bozcaada kalesine çıkmak
  • Sahil kenarında şarap eşliğinde balık yemek
  • Damla sakızlı bademli kurabiyelerden almak
  • Şaraplık üzümlerden tatmak
  • Meydanda yer alan çay bahçelerinde vakit geçirmek
  • Ayazma Plajı’nda denize girmek
  • Tekne turuna katılmak
  • Şarap eşliğinde günbatımını seyretmek
Reklamlar

One Response to Bozcaada Tatili

  1. Otel konusunda sizin de dediğiniz gibi çok fazla alternatif var. Hatta http://bozcaadam.net/bozcaada-otelleri adresinde de görebilirsiniz bu otel bolluğunu 🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: